İçeriğe geçin

Gaza Geldim Yine

Gördüğünüz ve birazdan anlayacağınız üzere yine kendime eziyet ettim. Bu içimdeki irini -hemen hayalinizde canlandı biliyorum- bir yerlere boşaltmam gerekli. Ben de farklılık olsun diye burayı seçtim 😛 (dil çıkaran eleman işareti).

Leydiis en centılmını, -“mınıha”  demezsem çatlarım.-

Darlandım, bunaldım ve yine insanları araştırdım. Sizce ne oldu? Evet, yine insan bulamadım. Rastgele o kadar çok site, blog, forum açtım, açmakla kalmayıp okudum. Düşünün eziyetin şiddetini. Ya arkadaş hiç mi insan olmaz? Ya da meşhur söylemle kimse mi insanlığa heves etmez?

Her okuduğum yazı tıpkısının aynısı. “Yedim, kemirdim, geldim, içtim, uyudum, yattık, öpüştük, koklaştık, ayrıldık, ağladım”. Bunlar üzerine dönen bir hayat ve bu hayatı yaşamak sanan canlılar. Acaba ben mi çok abartıyorum? Tamam duyguların varlığından şüphe duyuyor olabilirim, aşka sevgiye alaycı bakabilirim. Ama onur, saygı, inanç denen bir şeyler vardır herhalde. Yoksa yok mu?

Kemâl Sunal’ın ‘Kapıcılar Kralı’ filminde bir söz vardı. “Benim karı çok ince ruhludur, böyle ağır lafı kaldıramaz.” meâlinde bir şeydi. Sanırım bende de bu ruhtan var. Hadi incesinden geçtim, ruhu olan da mı yok? Yoksa bu da mı yok? Söyleyin…

Söyleyecek bir şeyin yok mu?