İçeriğe geçin

Konuk Yazarlık

Tam çeviri haliyle misafir yazar da diyebiliriz. Peki nedir konuk yazarlık ve her şeyi çabucak tüketen ülkemizde neden hala yok?

Türk insanı olarak hep yaratıcı ve hep yılmaz kişilerizdir muhakkak. Bu yüzden haddinden fazla blog ve internet sitesi vardır ülkemizde. Gerçek hayatta olunamadığı kadar sosyaldir insanımız ‘sanal’ alemde. İşte konuk yazarlık fikri de buradan çıkmıştır. Özellikle batı ülkelerinde hayli popüler olan bu durum, ülkemizde rağbet görmemekte nedeni bilinmeksizin.
Bu sistemde tanıdığınız ya da tanımadığınız herhangi bir blog-da yazı yazmanız dışında bir şey beklenmiyor esasen. İlgi alanınız ya da yazınızı yayımlatacağınız blogun ilgi alını dışında bir şeyler yazmadıkça gayet tutarlı ve faydalı bir sistemdir.  Hem kendi blogunuzu tanıtmış oluyorsunuz hem de farklı ilgi alanı olan insanlarla tanışma ve SÖMÜRME fırsatı buluyorsunuz (SÖMÜRME deyince insanımız biraz daha hevesli oluyor da).  Böylece yazınızı yayımlayan blog-da güncel içeriklerle sürekli desteklenmiş oluyor. Kısacası kazan-kazan durumu.

Peki nasıl yapılır?

Önce ne yazmak istiyorsunuz ya da yazdınız? Bunun cevabına göre elverişli siteler bulacaksınız.
Daha sonra site sahibi ile iletişime geçip yazınızı paylaşacaksınız (Site sahibi “Yaaa bi yürü git” diyecektir mutlaka).
Ve nihayetinde site (blog) sahibi yazınızı -sitenizi ve sizi tanıtan- uygun bir önsözle  kendi alanında kullanacaktır.

…Normalde burada biter ama Türkiye’de “O zaman ben de senin siten için yazarım kardeeeşşş!” gibi bir durum olacağı için, ardından aynı döngü karşı taraf için başlar.

Sonuç olarak olay bu kadar kolay. Dilerseniz bu blog-da yazılarınızı seve seve yayımlayabilirim. Tek ricam yazım hatalarına dikkat edin. Lütfen, N’olur, Yalvarıyorum… Çünkü çıldırıyorum aksi durumlarda. Haftada birkaç yazı geliyor Gönderi Formu ile ama daha hiç kısmet olmadı yayımlamak. Biraz dikkat.

Not: Sadece yazınızı paylaşın. Site adresinizi de ayrıca belirtin. Yazının içinde olması camiada pek hoş karşılanmıyor da :)

Söyleyecek bir şeyin yok mu?