İçeriğe geçin

Merdivenler

Adım adım çıkıyorum merdivenleri tıpkı şâirin dediği gibi… Her adımda biraz daha yoruluyorum, oturuyorum. Birden birkaç basamak geride birşeyler unuttuğum geliyor aklıma, koşarak geri dönüyorum. Tam ”geldim” diyorum, neden geldiğimi unutuyorum. “Neyse hatırlarım elbette” deyip tırmanmaya devam ediyorum merdivenleri. Epey yol alıyorum ve birden ne unuttuğumu hatırlıyorum. “Ama çok geride kaldı!” diye çatışmaya başlıyorum kendi içimde. Dönüp geri almalı mı, yoksa yokluğuna alışmalı mı?

Karar veremiyorum. Ama çıkmaya devam ediyorum. Her basamakta biraz daha uzaklaşıyorum geride bıraktıklarımdan. Geride bırakıyorum ancak aklımdan atamıyorum. “Her adımda düşünmektense dönüp alayım bâri” diyorum ve dönüyorum. Hızlı hızlı iniyorum aşağı zaman kaybetmemek için, tam “geldim” derken takılıyorum ve yuvarlanmaya başlıyorum. 2, 5, 10, 20 derken 50 basamak düşüyorum aşağı. Aklımda olan yine uzakta kaldı benden. Tekrar hızlı hızlı çıkıyorum basamakları. “Çok zaman kaybettim, çabuk olmalıyım.”

Nihâyet geldim o aklımı karıştıran varlığın (biçimin) yanına. Tekrar düşündüm de almasam da olurmuş aslında… Onca zaman kaybettim, bu da yetmezmiş gibi biraz da aşağı indim. Aynı yerleri tekrar çıktım. Hem de koşarak… Şimdi de koştuğum için yoruldum. 5 dakika dinlenip devam ederim…

***Sizleri bilmiyorum ama benim hayatımda her an yaşadığım betimleme bu işte. Biliyorum, ya arkanda kalanları düşünmeyeceksin ya da emin adımlarla kararlı ve sâkin yürüyeceksin. Biliyorum ama yapamıyorum.

Söyleyecek bir şeyin yok mu?