Nasıl

Kimdi senin Tanrı’n Benim tanımadığım Sahi, O’nu nasıl kandırdın? O nasıl inandı sana Nasıl sıkıştı aklınla dilin arasına Farklı duyguna bambaşka hayatına Ellerini açtığında kabul mü oldu duaların? Yoksa dua diye mi sundun kendini başkalarına O’nların Tanrı’sına mı adadın Sahi, O nasıl inandı sana Bakma öyle, Ne varsa ne olmuşsa Seninle Tanrı’n arasında

Ruhunu Seviyordum

Ruhunu seviyordum ben senin Ne bedenin ne ellerindi sevdiğim ….. Oysa kaç bedende bir olmuştu bedenin Kaç tene değmişti tenin Ya ellerin… Temiz miydi? Sormadım Hep sarıldım ruhuna En olmadık sorular canımı yaktığında Hiç düşünmedim bir yastığa baş koymayı Kırmadım kendimi kendi hayallerimle Oysa kaç kez paylaşmıştın aynı yastığı Kaç kez kimlerle Üstelik sevgi diye… […]

Sen Sandım

Kendi içimde kaybettim ben anlamımı Kendim yok ettim kendimi seninle Öyle güzel durdu ki nefesin içimde İhtiyacım kalmadı kendi nefesime Beş ayrı halini yaşıyorum benden sonra Ayrı ayrı cümlelere koyuyorum Bir yalın halini ayırıyorum kendime Sen özne oluyorsun ben “seniyorum” …sonra durdum Ayrılıklardan gökyüzü yaptım Masmavi Yukarı baktım Sen sandım

İnanmaya Çalışıyorum

Hiç düşünmemiştim kaç baharı kaldı diye ömrümün, sen vardın. Her yeni güne bir baharla uyanırdım. Sebeplerim sendin. Yaşama sebebim, gülüş nedenim, sevgilerim, nefretim… Kaç zaman geçirdik seninle, saymadım. Nereden bilebilirdim bir gün olmayacağını. Gerçi hala varsın. Kokun var yastığımda, yüzün var duvarlarımda, mektupların var, cümlelerin ve gidişin. Ben sevgimle bile paylaşamazken seni, sen kimlerle paylaştın […]

Sen Varken

Seni yazmaya karar verdim ya da sen olmayan sen sandığım birini. biri var sahiden, ama silik ama karanlık. Bunca zaman kendince sürdürdüğün çoğunlukla renkli bazen sıradan dünyanı, bazen renkli çoğunlukla sıradan yapan biri. Ayrılık, kayboluş ya da yeni başlangıçlar da degiştiremedi bu dünyayı. Gücü yetmedi belki, belki de ayrılığı bilemedi. Ayrılığı sadece biz yaşıyor olamaz […]

Virgülüne Kadar

Tam bir devriklikti halimiz Noktamız olmadı sonumuzda Aralarımıza virgül attık Ne ünlemlere doyduk, ne duyguya Harf harf parçaladık sözleri Hecelerimiz kalmadı dilimizde Hiç satır başı yapmadık Ne beyaza doyduk, ne hislere Son sözlerdi çıkan hep Önsözlere dokunmadık bile Sayfaları çevirmek zor geldi Ne kokuya doyduk, ne sevgiye Ve gün geldi Paylaştık Virgülüne kadar aldın giderken […]

Sonraki Sayfa »