Bıkkınlığın Huzuru
Evet iki tezat yanyana. Farkındayım. Ama şöyle düşünün, her şey üstünüze üstünüze geliyor ve her gelenden biraz daha ağır yaralar alıyorsunuz. (Sakın bana her şey üstüne geliyorsa sen yanlış yoldasındır gibi abuk subuk bir şey demeyin zira benim yanlış yolda olmayacağımı siz de bilirsiniz). Neyse…. Artık o kadar yorgun ve bıkkınsınız ki, bir şeyler yapmalısınız. [...]
XXL. II.
Eğer bir gün farkettirmeden çıkabilirsem hayatındaki yolumdan, sen yeni kaldırım taşları bul kendine. Tek tek, ayrı ayrı bas hepsinin üstüne. Kimine tekme at, kimine otur ağla. Kır kiminin yüzündeki çatlakları, büyüt başka taşlarla. Her birini birbirine sırala, hepsini birbirine iliştir. Kocaman olsunlar, kalkamasınlar bıraktığın yerden. Onlar orda yaşlanıp gitsin, sen onların üstünde…
Uyuyamıyorum
Uyuyamıyorum kaç gecedir. Uyandığımda da geceyi yaşıyorum. Hep fazla oldu yaptıklarım, yaşadıklarım. Azı da başaramadım. Anlayacağın kararını bulamadım. Tıpkı seni sevdiğim gibi, aynı sana büyüttüğüm hislerim gibi. Her şeyimle, her şeyini sevdim senin her şeyimi verdim severken seni. Gülüşümü, gözyaşımı, acımı, sevincimi… Oysa sen hep sakladın kendini, her şeyini. Ne gülüşüne dokunabildim, ne gözyaşını silebildim. [...]
XXV.V
bir sen bakmalısın gözlerine bir sen tutmalısın o narin ellerini saçları bir sana dalgalanmalı bir sana konuşmalı dudakları senin için tutmalı yıldızları senin için sevmeli güneşi, ayı bir sen olmalısın düşlerinde bir seni görmeli baktığı her yerde açmamalısın kimselere gözlerini bir ona ağlamalısın her gece artık olmasa da bedeni sarılmalısın hayaline
Gitme
Varlığında hissediyorken yokluğumu Bırakıp gitme Hala alışamamışken senliğe Gitme Adım adım bakıyorsun uzaklara Biliyorum gideceksin Sevmiyorsun beni belki de Yine de gitme Soğuk hissediyorum nefesini Yakmadan gitme beni Sensiz yaşayacağımı bilsen de Ne olur gitme Yüzüme bakmıyorsun ellerinle Gülmeden gideceksin Ben ölürken tebessümünde Bırakıp gitme



