İçeriğe geçin

Üç Nokta Yanyana

Başlık çok hoşuma gitti. Oysa uzun uzun da düşünmedim hani! Birden yazmak geldi içimden, gerisini de akışına bıraktım. Tıpkı şu zamanlarda her şeye yaptığım gibi.

Elimden geldiğince haber, tartışma programı, ekonomi kanalı izlememeye çalışıyorum. Ancak öyle bir hal alıyor ki bazen, Ali Kaptan’ı izlemektense siyasete veriyorum kendimi. Gerçi ikisi de ayrı işkence ama… Kırk satır, kırk katır işte.

İzlerken gülmemek, güldükçe sinirlenmemek  inanın elde  değil. İki sözcüğü söylemekten aciz ağızların, düşünmek ne demek anlamayan dimağların, üfleme akıllı canlıların ve buna benzer mahlukatların hayatlarına ve durumlarına baktıkça kendinden şüphe ediyor  insan. Liyakatın olmadığı, hakemlerin bile taraf oldukları (!) bir ülke burası. (Cem Yılmaz’ın dediği gibi; bu insanlarla aynı oksijeni soluyoruz. Yazık.)

Düşünen beyinlerin her şeyi sorgulamasına neden olan haller bunlar. Ama ses çıkartmadan sorgulamak, hayvana insan gibi davranmak, insana insanlığını unutturmak için yaşamak… İşte o zaman sizden iyisi yok.

Her şeye rağmen durmak yok yola devam! Gün gelir devran döner… mi dersiniz?

Söyleyecek bir şeyin yok mu?